Cry Me A River
OzzY:
castin dior ki
OzzY:
sen dior
OzzY:
beni dior
OzzY:
ağlattın dior vakti zamanında dior
OzzY:
şimdi sıra sende dior
OzzY:
ağla dior
Sercan:
donla kalan şener hristiyan dior
OzzY:
oo yea
Benim olacaksın dünya! Yok olacaksın dünya!
OzzY:
castin dior ki
OzzY:
sen dior
OzzY:
beni dior
OzzY:
ağlattın dior vakti zamanında dior
OzzY:
şimdi sıra sende dior
OzzY:
ağla dior
Sercan:
donla kalan şener hristiyan dior
OzzY:
oo yea
Gönderen sercan zaman: 15:15 0 yorum
Etiketler: MSN Arşivleri
* Sıracevizler'de emlak fotoğrafları çek. (NE ALAKA?)
* Abinleri görmeye Büyükçekmece'ye araba sür. (OLASI)
* Büyükçekmece'nin çok uzak olduğunu iddia et, benzin için bile paran olmadığını söyle, kendini acındır, onları şehre getir. (OLASI)
* Aynı planları geçtiğimiz haftasonu da yaptığını farket. (DÜŞÜK)
* İş yap. (DÜŞÜK)
* Yamak'ı görmeyi planla (YÜKSEK) ve gör (DÜŞÜK).
* Talip'te miskin miskin yat. (YÜKSEK)
* 2 farklı derginin tasarımı ile uğraş. (YÜKSEK)
* Salim'i World of Warcraft'a bulaştır. (OLASI)
* Kuti ile görüş, sitelere içerik girmeye başla. (OLASI)
Gönderen sercan zaman: 15:11 0 yorum
Etiketler: Hayat Memat
OZZY'den geldi. Kendisi kimsenin ulaşamadığı bir live space blog'u yapmış. Kutluyoruz kendisini. (Kız alsana bir blogspot yeri, sinir etme adamı!)
Bu yazıda U.F.O. fenomeninin ne olduğunu inceleyeceğiz. Önce U.F.O. ne demektir ona bakalım. U.F.O. gavurca "Undefined Fucking Objects" kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiştir. Türkçe anlamı ise "Koduğumun Uçan Şeyleri". Türkçesini kısaltırsak "K.U.Ş." Ama Türkçe'de K.U.Ş. bildiğimiz kuş anlamına geldiğinden ve moda olmadığından biz gavurcasını, yani U.F.O.'yu kullanacağız. UFO adından da anlaşıldığı gibi ne idüğü belirsiz uçan şeyler demektir. Yani birşeyin UFO olabilmesi için önce uçması ve sonra ne idüğü belirsiz olması şarttır. Mesela uçaklar UFO değildir, çünkü ne oldukları bellidir. Bülent Ersoy da UFO değildir. Ne idüğü belirsiz olmasına rağmen uçamadığından UFO olamaz. Yani illaki uçacak ve ne olduğu belli olmayacak! Dünyada yapılan UFO ihbarlarının %95'nin kuş sürüsü, balon, uçak, bulut v.s. gibi normal şeylerdir. %5'lik kısım ise muammalarla doludur. Bizi de ilgilendiren işte bu %5'lik kısımdır.
Gerisi burada.
Gönderen sercan zaman: 15:40 0 yorum
Etiketler: Birden Aklıma Geldi
333 no'lu giriş. Dudaklarınızı seksi bir şekilde büzün ve "üççüzotusüç" diyin.
Gönderen sercan zaman: 15:38 0 yorum
Etiketler: Diğer Herşey
İndir ve Oyna: Fight for Kisses (Intro'yu da mutlaka izleyin)
Mıncıkla: String Spin
Mıncıkla: Depth of Field
İzle: Offensive Drawing
İzle: Bunch of Monkies
İzle: Bangkok Market Train
İzle: Amazing Coordinated Japanese Dance
İzle: Amazing Coordinated Samsung Dance
İzle: Amazing Coordinated Indian Dance (Müthiş bir kareografi, işin komik yanı şarkının ve dansların gayet hoşuma gitmiş olması)
Gönderen sercan zaman: 11:53 1 yorum
Etiketler: Zaman Katli
* BİR adet MP3 çalar ve iPod'lu araba teybi aldım, artık kaset dışında birşeyler dinleyebileceğim arabada.
* Media Markt hengamesinden İKİ adet ürün aldım. Evet ilk gün biraz itiş kakış olmuş ama ikinci gün gayet düzenli ve sakindi, fiyat avantajı da çok iyi.
* OK İKİ senedir ilk kez bir lisenin kapısından girdim.
* ÜÇ senedir ilk kez bu kadar çok öğretmeni bir arada gördüm. Hatta ilk kez bu kadar sarhoş öğretmeni bir arada gördüm (ya da çakır keyif diyelim).
* OTUZ gündür ilk kez bara çıktım.
* BEŞ YÜZ parçalık puzzle ardından İKİ BİN parçalık puzzle'a geçtik. Hedefimiz BEŞ BİN.
* İKİ bilgisayar BİR ADSL kurdum.
* Yeni DÖRT proje peşindeyim. 5 Sercan 5!
Gönderen sercan zaman: 11:14 0 yorum
Etiketler: Hayat Memat
Senelerce heykel sanatına burun kıvırmış biri olarak Ron Mueck'in işleri ilk kez beni büyüledi. Galiba sanatın her alanında kavramsallığa ve empressyonizme karşıyım ben. Üniversite'de hep "kavramsal sanat tüm kötülüklerin anasıdır" derdim de tartışma çıkardı. Mümkün olduğu kadar realist, hatta hiperrealist şeyler bana daha yatkın sanki. Ya da kavramsallıktan değil de realizmin bozumundan oluşan işler. Evet evet...
Gönderen sercan zaman: 11:11 1 yorum
Etiketler: Birden Aklıma Geldi
blogzeimer
(isim) Günlük koşuşturma arasında blog yazmayı unutmak. (Örn: O kadar meşgulüm ki, blogzeimer geçirmişim.)
Gönderen sercan zaman: 11:00 0 yorum
Etiketler: Günün Kelimesi
Son 2 gündür blog yazmak yerine yaptığım şeyler;
- Frankfurt yolculuğu için pasaport uzatma sırasında beklemek
- Schengen vizesi için biyometrik fotoğrafların tab edilmesini beklemek
- Süresi uzatılmış pasaportu teslim almak için beklemek
- Açıldığının ertesi gününde Media Markt'ın kapısında içeri girmek için beklemek
- Media Markt'ın kasalarında alışverişini ödemek için beklemek
- Tamirci oto teybini takarken beklemek
- Talip'i işine götürürken Kağıthane dolaylarında trafikte beklemek
- IKEA'da yemek sırasında tepsilerini dolduran aptal kadınları beklemek
- Arabanın aküsü dolsun diye beklemek
- İstinye Park'ta buluşacağım firma yetkilileri arasın diye beklemek
Gönderen sercan zaman: 10:50 0 yorum
Etiketler: Hayat Memat
Facebook virüsü bana da bulaştı. Sürekli kim gelmiş kim gitmiş kim ne yazmış diye bakmaktan kendimi alamıyorum. Korkunç!
Gönderen sercan zaman: 10:38 3 yorum
Etiketler: Hayat Memat
Grup halinde puzzle çözmenin bazı kuralları;
* Her puzzle parçasından sonra "bulduk, bulduk" diye kutlama yapılırsa küçük bir puzzle'ın bile bitmesi saatler sürebilir.
* Parçaları önce renklerine göre mi ayıracağız yoksa önce puzzle'ın sınırlarını mı çizeceğiz kavgası her puzzle'da tekrarlanmaktadır.
* Votkalı punch yapıp her doğru parçanın ardından fondip yapmak ilerleyen aşamalarda puzzle'ı flu görmeye yol açabilir.
* Kıskanç kişilerle itiş kakış puzzle yapmak parçaların havalarda uçuşmasıyla sonuçlanabilir.
* Dar alanlarda puzzle yapmak zamanla aktivitenin güreşe dönüşmesine neden olabilir.
* Gece kalkıp tüm puzzle'ı bitirmek sonra da tam ortasındaki parçayı çıkartıp, puzzle'ın yanına koyup uyumak sabah dayağa dönüşebilir.
* Bu bitti, sıradaki puzzle!
Gönderen sercan zaman: 12:00 0 yorum
Etiketler: Hatıralar Geçidi
v.i.f.
(isim) Very Important Friend (Çok Önemli Arkadaş) (Örn: Yemekte 2 vif olacak, onlarla tanışacaksın.)
Gönderen sercan zaman: 12:11 0 yorum
Etiketler: Günün Kelimesi
* Yağmur altında yürü. (OLASI)
* Ağabeyinle buluşmak üzere Küçük Çekmece'ye git. (DÜŞÜK)
* Onları şehir merkezine gelmeye ikna et. (YÜKSEK)
* Talip ile cheesecake yapmaya çalış. (YÜKSEK)
* Ama başarama. (NEREDEYSE KESİN)
* Laptop'unu kur ve kullanmaya başla. (OLASI)
* Kişisel projelerinde ilerleme kaydet. (DÜŞÜK)
* Haftasonunu Taliplerde miskin miskin geçir. (YÜKSEK)
* Uzun aradan sonra bir film izle. (OLASI)
* Kuti tarafından işleri yapmadığın için haşlan. (OLASI)
* Ağva'ya gitmeye üşendiğin için üniversite arkadaşlarını da gitmemeye ikna et, şehir içi bir buluşmaya önayak ol. (OLASI)
Gönderen sercan zaman: 11:59 0 yorum
Etiketler: Hayat Memat
Zaman öldürmek için biraz trailer izleyelim;
* Ironman (Yaşasın kötü görünen bir çizgi roman uyarlaması daha...)
* Dragon Wars (Bu film ne ya, nereden çıktı, başındaki samurai'lar niye stormtrooperlara benziyor, etc...)
* Ladron Que Roba A Ladron
* Walk Hard (Dewey Cox diye biri gerçekten var mı, yok herhalde di mi, neyse müzik bilgim buraya kadar. Hoş bir komedi filmine benziyor.)
* Beawulf (Gereksiz bir animasyon denemesi sanki, tam karar veremiyorum.)
* The Dark Knight (Hiçbirşey görünmemesine rağmen ilk filmin güzelliğinin ardından tüyleri diken diken eden bir trailer bence)
* The Brave One (Jodie Foster hayranlığı bana bu filmi seyrettirir. Flight Plan denilen hayal kırıklığı ardından iyi birşey geliyormuş gibi duruyor.)
* The Kite Runner
* Hatchet (Çok ezik bir American Slasher'a benziyor, haftasonu gecesi DivX eğlencesi)
* Fierce People
* Trade
* I Want Someone To Eat Cheese With (Chubby Chaser :) )
* Mr.Magorium's Wonder Emporium (Amerikalıların saçma tatil filmlerinden biri ama oyuncuları açısından gözüme ilginç göründü)
* The Last Winter (Acayip güzel bir gerilim filmine benziyor)
* The Signal
* Right At Your Door
* The Nines (Dünyayı The Sims gibi gösteren süper sahneye dikkat edin)
* The Last Legion
* Elizabeth : The Golden Age (Cate Blanchet nasıl bir insan)
* My Kid Could Paint That (Yine kurgu mu gerçek mi olduğunu anlayamadığım bir film. Üniversite yaşamı boyunca kavramsal sanatın tüm kötülüklerin anası olduğunu savunmuş biri olarak zevkle izleyeceğim.)
Gönderen sercan zaman: 11:43 0 yorum
Etiketler: Zaman Katli
frijit jones
(isim) Tüm erkeklere burun kıvıran, çevresindeki tüm erkekleri uzaklaştıran kadın ya da gay. (Örn:
- Gül gibi adamdı, zengin, yakışıklı, yine bıktırmış bir şekilde adamı.
- Aman bırak o frijit jones'u, her zaman yaptığı şey!)
Uyduran: Serra
Gönderen sercan zaman: 11:43 0 yorum
Etiketler: Günün Kelimesi
Gerçi çoğu kötü ama yine de vereyim buradan. Şimdi kafamda iki soru var, 1) Büyüyen firmalar kurumsallaşırken Horoz Lojistik kamyonlarının arkasına bunları yazarak ters yöne mi gidiyor, ya da 2) Madem kurumsallaşıyoruz kamyon arkası yazılarımızı da standardize edelim diyerek kurumsallaşmayı yanlış anlamış olabilirler mi. Her halükarda komik bir fikir. Üçüncü ve juri özel ödülü süper bence. Diğerleri farkettiyseniz mantıklı bir başlangıç/birinci yarı + güldüren bir ikinci yarı şeklinde.
Horoz Lojistik'in 1 Haziran tarihinde başlayıp 15 Ağustos'ta sona eren yarışmasında Türkiye'nin yeni kamyon arkası yazıları seçildi.
Türkiye'nin her yanından, 5 bin 750 başvuru arasından, jürinin finalistleri belirlemede oldukça zorlandığı Kamyon Arkası Yazıları Yarışması sonuçlandı. 2000'li yılların yeni kamyon arkası yazılarında toplumun gündemindeki değişimlerin yazılara yansıdığı gözlendi.
İşte en yeni sıfır kilometre Kamyon Arkası Yazıları;
Birinci : "Kamyon Çeker 10–20 ton, Gönlüm Çeker Paris Hilton" (Serkan Demirel, İstanbul)
İkinci : "Hayatımı Yazsam, Duble Yol Olur..." (Ersan Deveci, İstanbul)
Üçüncü : "Araman İçin İlla Hata Mı Yapmam Gerekir?" (Tuna Karslı, İstanbul)
Mansiyon 1 : "Küresel Isınmaya Karşı Su Tankerlerine Geçiş Üstünlüğü Verilsin" (Güney Öncü, Fethiye)
Mansiyon 2 : "İyi Mazot Selülit Yapmaz" (Naci Bektaş, Düzce)
Mansiyon 3 : "Gazla Uçabilirsin,Ama Frenle Konamazsın...!" (Ömer Avni Bilgin, Kuşadası)
Mansiyon 4 : "Bas Gaza, Frene, Debriyaja… Götür Ver Parayı Vergiye, Stopaja" (Kayhan Özarslan, Tekirdağ)
Mansiyon 5 : "Ne Müslüm'den Ne De Orhan'dan, Sevdiğim Tek Parça "Yedek Parça"" (Uygar Haçbozan, Bandırma)
Jüri özel ödülü: "Arabada Yalnız Var!" (İ.Kerem Can Çalışkan, Ankara)
Gönderen sercan zaman: 10:53 0 yorum
Etiketler: Diğer Herşey
* İKİnci kere Miniatürk'e gittim.
* BİR ev yapımı cheesecake yedik afiyetle, bu haftasonu BİR tane daha yapacağız.
* YİRMİ sene sonra ilk kez Bahçelievler'e gittim. Aynı gün içinde İKİ kere de Emirgan'a gittim.
* İşyerim bana BİR laptop verdi, çok mutluyum.
* İKİ arkadaşım arap ülkelerine gitmeyi planlıyor (tüm arap ülkelerini tek bir ülke olarak görüyorum nedense).
* Taksim'den sabahları araba ile OTUZ dakikada işe gelebiliyorum, çok ilginç, keza ev de o kadar sürüyor.
* Everquest İKİ'ye başlamam konusunda üzerimde acayip bir baskı var.
* BİR haftadır sürekli erken uyuyoruz (acaba ramazan davulcuları tarafından sabahın köründe uyandırılıyor olmanın bir etkisi var mı).
* En iyi arkadaşım BİR denyodan ayrıldı (eğer yeniden bir araya gelirlerse bu yazdığımı yutacak mıyım, neyse yutarım, ne yapayım).
Gönderen sercan zaman: 10:17 2 yorum
Etiketler: Hayat Memat
Gönderen sercan zaman: 10:11 0 yorum
Etiketler: Diğer Herşey