11 Şubat 2008 Pazartesi

Hibi wo Kezuru

Hani bir şarkı dilinize takılır da sürekli kendinizi onu söylerken bulursunuz ya. Ben de günlerdir kendimi Naruto'nun giriş şarkılarını söylerken buluyorum. Özellikle Haruka Kanata'yı. Araba kullanırken bir bakıyorum şöyle bağırıyorum: hi-bi-wo-ke-zu-ruuuuuuuuu! Haruka Kanata'yı sevmemin bir nedeni de videosunda 3'lü grupların 3D olarak döndükleri sahne.

Ne yazık ki bulduğum video'lar hep değiştirilmiş o yüzden Karaoke'den takip etmek mümkün olmuyor.
* OPENING 1: Rocks
* OPENING 2: Haruka Kanata
* OPENING 3: Mo İkkai
* OPENING 4: Figthing Fever
* OPENING 5: İsmini bilemiyorum...
* OPENING 6: Bunun da ismini bilemiyorum...

Neyse bu kadar yeter, gerisini bulup izleyebilirsiniz, related links'te sezon 12'ye kadar opening'leri var. Hatta ending diye ararsanız bir de kapanış müzikleri var.

9 Şubat 2008 Cumartesi

Güle Güle Sorfitor

Öğrendim ki Taksim'de, hatta İstanbul'da en çok yemeyi sevdiğim yemeklerden biri olan ve Taksim Sütiş'te yapılan Sorfitor artık menüden çıkarılmış. Üzüntümü kelimelerle ifade edemiyorum. İnsanlık için küçük ama Sercan için büyük bir kayıp.

8 Şubat 2008 Cuma

Haftasonu Planları ve Gerçekleşme Olasılıkları

* Talip ile Yalova'ya git. (OLASI)
* Arabanı Pazar günü bir araba pazarına götür, satmaya çalış. (DÜŞÜK)
* Senaryo için Teoman ile buluş, okuma yap. (OLASI)
* Tüm haftaiçi zor uyanabildiğinden yola çıkarak deliler gibi uyu. (OLASI)
* Tüm haftaiçi zor uyanabildiğinden yola çıkarak haftasonu sabahın köründe kalk. (Murphy kanunu - YÜKSEK)
* Hosting ile uğraş, anlamsız alanadları satın al. (OLASI)
* Sevgililer günü rezervasyonunu yap. (OLASI)
* Dergi işlerini bitir. (DÜŞÜK)
* Ayakkabı satın al. (OLMALI ARTIK)
* Hazır çıkmışken üstüne başına da birşeyler al. (UMARIM)

Sinir Katsayısı

Şimdi size sinir olduğum bir konuyu aktarmak istiyorum. Ben 3 banka ile çalışıyorum. Günümüzde normal bir insanın sanırsam en az 1 banka ile işi vardır ki bence bu ortalama 2 bile olabilir. Banka prosedürleri ve andaval bürokrasisi içinde çok zaman harcamış biri olarak şu aşağıdaki anlatacağım durum size de çok saçma gelmiyor mu?

VARAN 1) Garanti Bankası'ndan bir kredi kartı bir de bankamatik kartım var. Üstelik telefon ve internet şubelerini de yeri geldikçe kullanıyorum.
- Öncelikli olarak bir hesap numaram var. Bu 7 haneli.
- Hesap numaramın başına da 3 haneli şube kodu geliyor. Hadi bu ikisini ezbere bilmek zorunda değilim.
- Bir de 7 haneli Müşteri Numaram var. Bu numara internet şubesinde kullanılıyor. Bunu da ezberlemem çok şart değil. Kullanıcı ismi gibi birşey.
- Sonra bir parolam var. En az 8 karakter ve alfanumerik olmak zorunda.
- Bunun dışında bir de şifrem var. 6 karakter ve numerik oluyor. Ancak bu şifreyi ayda bir değiştirmem gerekli. Ve yeni şifrem önceki 3 şifremle aynı olamıyor! Yani 1'er 1'er arttırmadığımı varsayarsak en az 4 farklı şifre aklımda tutmalıyım.
- Kredi kartımın ve banka kartımın 4'er haneli şifreleri var ki bunların da aynı olmaması öneriliyor.
- Ayrıca telefon şubesi şifrem var. 6 haneli ve numerik.

VARAN 2) Çalıştığım diğer banka olan TEB'e bakalım.
- 6 haneli hesap kodu, hem TL hem USD için 2 adet.
- Başlarına 3 haneli şube kodu.
- Kullanıcı Numaram var ki 8 haneli ve numerik.
- İnternet şubesi parolam var. En az 8 haneli ve alfanumerik olmak zorunda.
- İnternet şubesi şifrem var ki bu da en az 8 haneli ve alfanumerik olmalı. Neyseki ayda bir değiştirdiğimde önceki 3 şifremle aynı olmamalı demiyor, sadece varolan ile aynı yapamıyorsun.
- Bunun dışında kredi kartı ve banka kartı şifrelerim var 4'er haneden, ayrıca 6 haneli telefon şubesi şifrem var.

VARAN 3) Peki normal bir insan ilk 2'sinde durabilir. OK. Ama benim bir de üzerine 3.üncü bankam var ki o da İş Bankası.
- 12 haneli kılavuz hesap numarası. Ayrıca İş Bankası'nda kılavuz hesabınızdan farklı hesaplarınız da olabilir. Bir ara bunun kavgasını yapıp buraya yazmıştım.
- Müşteri numaram var İnternet Şubesi için 9 karakter ve numerik.
- Neyseki burada parola yok onun yerine her seferinde farklı kişisel bilgiler soruyor.
- Telefon ve kart şifrelerim var 4'er haneli numerik.

Tüm bu bankalar sakın şifrelerinizi bir yere yazmayın, ezberleyin, aklınızda tutun, anlamlı kelimeler, tarihler ve telefon numaraları yapmayın dediğine göre şimdi sayalım;
- 1 adet 12 haneli
- 1 adet 9 haneli
- 5 adet 8 haneli
- 2 adet 7 haneli
- 7 adet 6 haneli
- 6 adet 4 haneli
-----------------
TOPLAM: 22 adet alfanumerik ya da numerik diziyi aklımda ezbere tutmam, bir yere yazmamam ve kelime, tarih ya da telefon numarası gibi anlamlı bir seri yapmamam gerekiyor öyle mi?

Güzel Türkçe'mizde bu durum için söylenecek pek çok laf dilimin ucuna geliyor. Ancak buraya yazamıyorum...

Rakamlarla Geçen Hafta

* Üff BİRçok şey oldu, hepsini nasıl yazacağım.
* BİR aratatili devirdik, Talip ON gün Kars'a kaçtı, donmuş oralarda. YARIM tekerlek Kars kaşarı yiyiyoruz kaç gündür.
* DÖRT treatman, BİR senaryo yazdım. Nasıl sonuçlanacak bu işler?
* BİR kısa film senaryomun daha hayata geçme şansı doğdu.
* Ablam, abim ve kuzenim BİR haftasonu buradaydılar. Bol bol yemek yedik. Şampiyon'da kokoreç, İnci'de profiterol, Go Mongo'da barbekü ve tabiki kahve ve pasta.
* Kuzenim evdeki BİR koli DVD'yi aldı, geriye kaldı X koli.
* Talip sıkıntıdan ÜÇ sezon dizi bitirmekle meşgul; Desperate Housewives 3, Oz 1 ve Nip&Tuck 1.
* BİR dergiye daha çizim yapacağım.
* Yeni BİR arabaya biniyorum, eskisi satılıktır aklınızda bulunsun.
* ÜÇ dançın bitirdik WoW'da. Kırtıl, Başar, Ayk ve ben. Güzelmiş Outlands instance'ları.
* YÜZBİNİNCİ Türk Mario'yu arıyoruz. (Yakında başlayacak kampanyası.)
* Babamı DÖRDÜNCÜ hastane bölümü kontrol edecek, neyseki durumu iyi.
* BİR hosting aldım. Bir sürü site açasım geldi nedense.
* Naruto'da KIRK bölüm bitirdim. ATMIŞ daha seyredersem elimdeki YÜZ bölümü bitirmiş olacağım. Çok zevkli!

gözümsün

Koray:
cipe kaç kuruş istiyosun
Sercan:
istersen bi akşam yemeğinde pazarlık edebiliriz
Sercan:
mum ışığında ve başbaşa olmalı
Koray:
hahah
Koray:
gözümsün
Sercan:
gözün mü ıyk

6 Şubat 2008 Çarşamba

Günün Kelimesi

homurtuk
(isim) Sürekli homurdayan kişi. (Örn:
- Homur homur 3 saat trafikte homur...
- Sus homurtuk!)

Satılık Araba

Ford'a geçtiğimden beridir cipi hiç kullanmıyorum. Dolayısı ile boş boş yatmasındansa satılması daha anlamlı diye düşündüm. Haftasonuna doğru açık arttırma sitelerine gireceğim. Eğer araba almak isteyen tanıdığınız varsa haber veriniz.
* Toyota RAV4 (1996 model)
* 106.000 km'de görünüyor ama aslında 206.000 km'de
* Always 4x4
* Otomatik vites
* 4 lastiği de yeni alındı sayılır (6 aylık)
* Aküsü yeni değişti
* Kilometrede 40-50 kuruş arasında yakıyor şehiriçi/şehirdışı durumuna göre (mesela şu an kullandığım Focus 32 kuruş yakıyor)

Satarken başka ne bilgiler vermek gerekiyor bilmiyorum. Çok cahilim bu konuda...

Sabahları yolda...

Kanımca güne güzel başlamanın iyi bir yolu sabah işe gelirken arabada bangır bangır Alanis Morissette'in aşağıdaki parçalarını çalmak ve mümkünse bağırarak eşlik etmektir; All I Really Want, Not the Doctor, Right Through You.

5 Şubat 2008 Salı

Para Hırsı

Bir takım projeler için AdSense hesabı almam gerekiyordu. Sonunda bu blog'tan alarak kullanmaya başlamaya karar verdim. İsterseniz sağdaki AdSense linklerini tıklayarak bana para kazandırabilirsiniz. Tabi isterseniz. Şaka bir yana aslında amacım bu blog'ta AdSense ile denemeler yapmak. Ama para kazanmak da güzel olabilirdi. Ama tıklayın demiyorum. Ancak isterseniz tıklayın. Yine de gerek yok, sadece bir deneme. Ama tıklayın. Tıklamayın. N'oolur tıklayın.

Hele Şükür!

Günün Kelimesi

coologger
(sıfat) Uzun süre ara verdikten sonra sanki hiçbirşey olmamış gibi cool bir şekilde blog'una devam eden kişi. (Örn:
- Bikinim ve Kovam Nerede?
- Vay, ne kadar da coologger'sın.)

Bikinim ve Kovam Nerede?

Birgün gelip arabamı bu şekilde bulmak istiyorum. Sonra dünyadaki tüm yetenekli insanlardan intikamımı arabaya binip cam sileceklerini çalıştırarak çıkartacağım.







Sis Blues

Sabahın köründe sis ile kaplanmış Boğaz Köprüsü'nden geçerken yaşadığınız 2 muhteşem an var. Bunlardan biri köprünün tam ortasına geldiğinizde sisten ne Anadolu ne de Avrupa tarafını göremediğiniz ve nereden geldiği ve nereye gittiği belli olmayan hatta belki uçsuz bucaksız hiç bitmeyen bir köprü üzerinde olduğunuzu hayal edebildiğiniz an. İkinci muhteşem an ise geçtiğiniz yaka yavaş yavaş belirmeye başladığında duyduğunuz hayal kırıklığı ve üzüntü.

4 Şubat 2008 Pazartesi

Yeni Adres Deneme Gönderisi

Acaba oldu mu?

2 gün sonra edit: Hayır olmadı. Beceremedim. Kendi sitemde yayınlamak istemiştim ama meğerse bu şekilde template'lerde bazı şeyleri kullanmak mümkün değilmiş. Neyse sonuç olarak. http://blog.sercansengun.com adresinden de ulaşılabilir hale geldi sadece. Kısa günün karı (a inceltme işaretli).

12 Aralık 2007 Çarşamba

Sercan'da Hayat Var Mı? (400)

Geldik 400 no'lu post'a. Ama biraz buruk geldik. Uzun süredir bu blog'a olan ilgimi kaybettim. Bunun da cezasını blog okuyucularından gelen mahalle baskısı ile ödüyorum. Aksi gibi de sitemin hosting'i kapandı. Blog'taki tüm resimler "kırık resim" vermeye başladı. Biraz buruk bir 400 no'lu post kutlaması anlayacağınız. Dahası yeni bir host alacak kadar bile vaktim yok ofiste. Akşamları ise bilgisayardan uzak geçiriyorum, iyi de yapıyorum. Neyse kısa bir özet geçeyim, önümüzdeki günlerde umarım bir hosting alıp bu blog'u yeniden hayata döndüreceğim.

* Talip işinden nefret ediyor.
* Necati EQ1 oynuyor. Adi herif, canım çekti.
* Kuti Kars'a gitti. 14 ya da 15inci mekanize piyade.
* Başar ile bir oyun tasarlardık nefis oldu.
* Salim sayfalarca çeviri yaptı, baya iyi oldu.
* Aslı'nın doğumgünü vardı, Karaoke Club'ta kutladık. Talip ve ben sarhoş ve hafif kaymış gittik, ayıp oldu.
* Ben ofiste sürekli çalışıyorum, Aralık ayı tiskinç.
* Bizimkiler 28'inde bir parti düzenliyor, ben işlerden dışında kalacağım zorunlu olarak.
* Yamak Ankara illerinde, blogundan takip ediyoruz.
* Serra'ya yeni başlangıçlar gerekli.
* Bayram geliyor.
* Galiba yeniden hasta oluyorum.

Boş Post

Boş bir post'tur. Yer doldurmak amacı ile yazılmıştır.

Neyse boş geçmek içimden gelmedi, bunun yerine bana mesaj atan bir arkadaşımdan alıntı yapayım; "Senin orta yaş bunalımını..."

5 Aralık 2007 Çarşamba

Kendinize Bu Testi Yapın

Hatta eğer çalıştığım yerden bir kişiyseniz mutlaka yapın! Sorulara Doğru/Yalnış diye cevap veriyor ve kaç tane Doğru dediğinizi topluyorsunuz.

1) Çevrem basiretsiz aptallarla dolu ve arada bir onlara doğru yolu göstermekten geri duramıyorum.
2) Şu anki ekibimle çalışmaya başlamadan önce kibar bir insandım.
3) Çevremdeki insanlara güvenmiyorum, onlar da bana güvenmiyor.
4) Çalışma arkadaşlarımı rakip olarak görüyorum.
5) Merdivenden tırmanmak için arada bir birini aşağı itmek gerekebilir.
6) Diğer kişilerin işle ilgili kıvranmasını zevkle izliyorum.
7) İş arkadaşlarımın başarılarına sevinmekte zorlanıyorum.
8) Bir arkadaş listem, bir de düşman listem var ve her ikisinin de varlığından memnunum.
9) Bazen işyerimdeki gerizekalılara acımadan edemiyorum.
10) Ne kadar iğnelersem iğneleyeyim bir türlü akıllanmıyorlar.
11) Takımımın başarıları benim de başarım sayılır - bensiz bir hiçler.
12) Zaman zaman toplantılarda tat kaçırıcı cümleler sarfetmekten geri kalmıyorum.
13) Başkalarının hatalarını bulmakta ustayım.
14) Nadiren hata yaparım. Genelde sonuçlanmayan işlerim başkalarının hatalarındandır.
15) Sık sık söz keserim, genelde benim söylediklerim daha önemli şeylerdir.
16) Patronumla aramı iyi tutmak için her zaman aklımdakileri söylemem.
17) Esprilerim komiktir ve çoğunlukla işyerindekilerle ilgilidir.
18) Takımımı seviyorum ama şirketin geri kalan ekipleri ile aramız iyi değil. Bu yüzden takımım dışındaki herkese pislik gibi davranıyorum.
19) İnsanlar benimle konuşurken gözlerime bakmıyor.
20) İnsanlar benimle konuşurken kelimelerini seçiyor.
21) Attığım e-maillere zaman zaman yazılı negatif yanıtlar alıyorum.
22) İnsanlar bana kişisel bilgileri vermiyorlar.
23) Ofisimdeki kişileri hiç etrafımda eğlenirken görmüyorum.
24) Ben geldiğimde birileri gidiyor.

0-5 arası: Tam olarak bir g.tdeliği değilsiniz ya da kendinizi kandırıyorsunuz.
5-15 arası: Sınırda bir g.tdeliğisiniz, daha fazla kötüleşmeden kendinizi değiştirin.
15 üstü: Tam bir g.tdeliğisiniz hemen yardım alın. Ama yardım için bana gelmeyin çünkü sizinle tanışmamayı yeğlerim.

Şimdi de bunu izleyin.

Son Günlerde Çok Sık Duyduğum Cümleler (ve Yanıtlarım)

* Yaşıyor musun sen? (Evet yaşıyorum. Çalışıyorum, dolaşıyorum. İlginç bişi yok. Niye aramıyorsun diye sormayın, siz arayın.)
* Gnomeregan yapalım. (Yapalım, hala questleri yeşil bana.)
* Arabanı aldın mı? (Aldım sonunda. Rekor servis süresi adeta.)
* Ruhastasya mısın sen? (Evet kafamın içinde fikirler, düşünceler dönüyor. Ne zamandan beri bunun adı ruhastasyalık oldu.)
* Promotör gelmemiş. (İşinize bir size iki.)
* Kuti bana dizi çek. (Al kuti seyret.)
* Kapıyı kilitledin mi? (Eveeeet...)

Günün Kelimesi

facebook'ta eklenmem eklerim
(cümle öbeği) "Aaa facebook'ta sen de mi varsın? Ekliyim o halde..." sözüne karşılık verebileceğiniz Kadirizm güdümlü yanıt. (Örn:
- Ay inanmıyorum! Kaç sene oldu. Facebook'ta sen de mi varsın? Ekliyim hemen seni.
- Facebook'ta eklenmem eklerim.
- ...)