19 Eylül 2007 Çarşamba

Günün Kelimesi

kars banyosu
(isim) Soğuk su ile duş yapıp bir de üzerine suyun yeterince sıcak olduğunu iddia etme durumu. (Örn:
- Oha buz gibi bu su, nasıl yıkanıyorsun bu suda.
- Yoo gayet güzel.
- Nasıl güzel be, basbaya kars banyosu işte.
- Siz batılılar hep aynısınız.)

Dün Gece Rüyamda

Dün gece rüyalarımda farklı farklı insan grupları ile çeşitli şehirlerden kaçmaya çalışıyorduk. Her bir şehrin başına su baskını, yangın, deprem, yaratık istilası gibi garip olaylar geliyordu, biz de yanımda farklı farklı kişilerle ilginç taktikler deneyerek o şehirden kaçmaya uğraşıyorduk. Gece boyu süren bir yorgan kavgası içinde olduğum için sürekli uyanıyor, uyanıp uyudukça yeni bir şehir ve yeni bir insan grubuna denk geliyordum. Mesela bir tanesinde pek çok yaşlı kişi vardı ve onları geride bırakmak zorunda kaldık, birinde de World of Warcraft'taki gibi uçuş noktasına vararak dev yarasaların üzerinde şehri terkettik (demek ki Horde tarafındaydık, hmm...)

Bu rüyaya neler sebep olmuş olabilir; gece boyu yorgan için sürekli kavga vermem, aklımda dar deadline'ı olan işlerin birikmiş olması, Talip ile sürekli ziyaret etmek istediğimiz çeşitli şehirleri konuşuyor olmamız, WoW'u özlemiş olmam?

18 Eylül 2007 Salı

Günün Kelimesi

etkisiz bayram
(isim) 2 günü haftasonuna denk gelen bayram. (Örn:
- Bayramda bir yerlere gidelim mi?
- Gidemeyiz ki, etkisiz bayram.)

Günün Tavsiyesi

Bazen uzlaşmaktansa tartışmak daha iyidir.

Niye Artık İlişkiler Hakkında Yazmıyorsun?

Geçen bir arkadaşım bana bu soruyu sordu. Çünkü o kadar huzurlu bir ilişkinin içindeyim ki, o eski bunalımlı ilişki yazılarımı yazamıyorum. Onun yerine bir süre önce yazmayı düşündüğüm bir rehberi size sunayım, belki işinize yarar. Biz şu an buradaki taktikleri gülerek birbirimize karşı kullanıyor sonra kahkahalarla yaptığımız işe devam ediyoruz.

YANSITMA TAKTİĞİ:
En sık kullanılan taktiklerden biridir. Yapmadığın birşeyi yapmışsın gibi belirtip onun üzerine argüman kurmaya denir. Örnek;
- Bu söylediğin çok aptalca.
- Demek aptalım öyle mi? Madem öyle niye bir aptalla birliktesin?
Nasıl anlarım? Zaman zaman yakalaması çok güç bir taktiktir. Kendi söylediğinden çok emin olmak gerekir.
Nasıl karşılarım? Karşı argüman kurmak zor olabilir. Usturuplu ve kırıcı olmamak gerekir. Eğer akıllı olunursa pozitif birşey de dönüştürülüp tartışma bitirilebilir. Örnek (devam);
- Sana aptalsın demedim, dediğin çok aptalca dedim. Akıllı ve duyarlı insanlar da zaman zaman aptalca şeyler söyleyebilirler. Gerçi senin gibi akıllı ve duyarlı birinin ağzından duymak zordur ama... diye devam ederek toparlayabilirsiniz.

YALNIŞ İKİLEM TAKTİĞİ:
Genelde karşınızdakinin bilinçaltından yaptığı bir taktiktir. Bir problemin sanki iki çözümü varmış da birini seçmek zorundaymışsınız illüzyonu yaratmak anlamına gelir. Örnek;
- Çarşıya çıkalım mı?
- Hmm...
- Tamam tamam unut, çıkmayalım o halde. Zaten benimle bir yere çıkmak içinden gelmiyor anlaşılan.
- Ya tamam çıkalım.
- Yok yok çıkmayalım istemiyorum artık.
Nasıl anlarım? Yakalaması oldukça kolaydır. Birkaç saniye önce var olmayan bir sorun birden bire zuhur ederse genelde bu taktik kullanılmıştır.
Nasıl karşılarım? İlüzyona kapılmamak ve diğer alternatiflerin farkında olmak gerekir. Ayrıca her iki tarafı da memnun edecek alternatifleri üretmek için de biraz yaratıcı olunması gereklidir. Örnek (devam);
- Bak ne diyeceğim, istersen akşama doğru çıkalım hava da serinlemiş olur. O zamana kadar da evde güzel bir DVD izleriz, ne dersin?

OTORİTEYE BAŞVURMA TAKTİĞİ:
Problem ile ilgili bir otorite yaratıp, sizi o otorite ile karşı karşıya getirmeye çalışma durumu. Örnek;
- Doktor arkadaşım Esra bile sürekli uyarıyor, sen hala yapıyorsun.
Nasıl anlarım? Tartışmalarınızda karşınızdakinin ağzından fikri beyan edilen bir üçüncü kişi geçtiğinde anlayabilirsiniz.
Nasıl karşılarım? Genelde öne sürülen otorite konu ile ilgisiz bir otoritedir. Bunun farkına varıp hemen belirtmek gerekir. Eğer isterseniz siz de bir otorite yaratabilirsiniz. Örnek (devam);
- Canım senin arkadaşın Esra bir kadın doğum uzmanı, diyetisyen değil. Eminim kolesterol üzerine de özel bir tahsili yoktur. Ama bizim işyerinde Sedat var, eşi Bahar diyetisyen, o bir sakıncası yok diyor.

KİTLELER ÜZERİNDEN DOĞRULAMA:
"Sadece ben değil herkes böyle düşünüyor" gibi temelsiz ve ispatlanamaz argümanlar kullanmaktır. Örnek;
- O çorapları mı giyeceksin?
- Nesi var çoraplarımın?
- Herkes bilir ki spor ayakkabı üzerine uzun çorap giyilmez.
Nasıl anlarım? Genelde kendi düşüncesini "herkes böyle düşünüyor" şeklinde yansıtan insanlar sık sık bu taktiği kullanırlar. Bir kere yakaladınız mı, hep yakalarsınız.
Nasıl karşılarım? Basitçe yemediğinizi belirtin. Ayrıca herkesin düşündüğü mutlaka doğru da olacak diye bir kural yok. Esprili yaklaşımlar deneyin. Örnek (devam);
- Ha ha ha, herkes mi? Allah iyiliğini vermesin. Birleşmiş Milletler konsensusu mu var bu konuda, hangi senede halk oylamasına sunulmuş? İlahi, ben de birşey diyeceksin sandım.

AŞİL'İN TOPUĞU TAKTİĞİ:
Söylediğiniz pek çok şey arasından yanlış olan tek birşeyi bulup tüm söylediklerinizi bir kenara itme taktiğidir. Örnek;
- Hem beni aramadın, hem aradığımda üzerime geldin, hem asabi asabi konuştun, hem söylediğim şeylerin yalan olduğunu iddia ettin, hem de kaç saat telefonunu kapattın geri arayamayayım diye.
- Ne kaç saati, sadece 10 dakika kapalı tuttum. Hem sen onu bunu bırak da bana şunu söyle...
Nasıl anlarım? Genelde sorduğunuz pek çok soru içinizde patlamak sureti ile tartışma devam eder.
Nasıl karşılarım? Hemen tartışmayı durdurun ve sorularınıza yanıt talep edin. Yalnış söylediğiniz şeyin yanlışını da kabul edin. Örnek (devam);
- Dur dur dur, tamam 10 dakika olsun. Ama peki neden... (aynı sorular bir kez daha)

SEN BUL TAKTİĞİ:
Bir tartışmada argümanı sunan kişinin ispatlamasındansa bu işi farkettirmeden karşıdakine atması taktiğidir. Örnek;
- Zaten sen o koltuğu da sevmemiştin.
- Niye sevmedim ya, sevdim işte.
- Off lütfen, sevmediğin bal gibi belliydi.
Nasıl anlarım? Genelde tartışmanın bir yerinden karşıdaki kişi sizin nasıl ve ne düşündüğünüzü size anlatmaya çalışıyorsa bu taktiğin içindesiniz demektir.
Nasıl karşılarım? Basitçe bu taktiğe düşmeyin, ayrıca karşınızdakine kendiniz adına konuşamayacağını da belirtin. Örnek (devam);
- Ya madem kafamın içinden geçenleri bu kadar iyi okuyabiliyorsun, niye her koltuk için bunu beğendin mi beğenmedin mi diye soruyorsun ki. Ha yok okuyamıyorsan, bırak da hangi koltuğu beğenip beğenmediğimi ben söyleyeyim.

ALICE'İN TAVŞANI
Bir tartışma taktiğinden çok bir kaçınma taktiğidir. O an konuşulan bir konuyu saptırarak başka bir konuya dalmaya denir. Örnek;
- Sana defalarca açıkladım bu konuyu, yine neden aynı şeye geri döndük?
- Evet defalarca açıkladın. Üstelik açıklarken gayet kaba ve sinirliydin, zaten benimle hep böyle konuşuyorsun.
Nasıl anlarım? Hiç bitmeyen ve konudan konuya atlayan bir tartışmanın içindeyseniz karşınızdaki böyle bir taktik belirlemiştir.
Nasıl karşılarım? Biraz zorludur. Çünkü genelde ilk içgüdünüz yeni geçilen konu ile de ilgili fikir beyan etmek olacaktır. Ama önemli olan yeni konuyu ilerletmeden kapatıp, eski konuyu bağlamaya çalışmaktır. Örnek (devam);
- İstersen nasıl konuştuğuma sonra gelelim, yine niye deminki konuyu açtın onu bir bitirelim.

AD HOMINEM TAKTİĞİ:
Ad Hominem tartışmalarda tartışılan konuya değil de tartışılan kişiye saldırma taktiğidir. Örnek;
- Anlamıyorum ki niye bu şekilde düşünüyorsun.
- Ya zaten senin bir anlama sorunun var!
Nasıl anlarım? Genelde ad hominem'lerin ucu kaçar kişisel atışmalara dönüşür.
Nasıl karşılarım? Aslında bu gibi durumlarda karşınızdaki tartışmayı kaybetmiş demektir. Ortaya sunacağı bir argüman kalmadığı için ya da sizin argümünanızdan devam ederseniz haksız çıkacağı için tartışmayı bir adım ileriye götürmeye çalışmaktadır. Bu tuzağa düşmeyin. Örnek (devam);
- Konu benim anlama ya da anlayamama konum değil, senin niye bu şekilde düşünmeye takılmış olman. İstersen o konuda kalalım, kişisel ithamlarla çirkinleşmeyelim.

KORKUTMA TAKTİĞİ:
En düşük seviyeli taktiklerden biridir, tehdit edip korkutma üzerine kuruludur. Örnek;
- Eğer o arkadaşınla birkez daha konuşursan seni terkederim!
Nasıl anlarım? Basbaya.
Nasıl karşılarım? Böyle düşük seviyeli taktikler karşısında kızmakta haklısınız. Eğer ipleri koparmak isterseniz tam sırasıdır. Eğer buna hazır değilseniz şunu anlayın ki tehdit genelde insanın kendi korkularından filizlenir ve bu korkuları geri yansıtarak tehdit eden kişiye yaptığının yalnışını göstermeye çalışabilirsiniz. Örnek (devam);
- Ortada hiçbirşey yokken ikimizin de tanıdığı biriyle konuştum diye beni terkedeceksen ya bana ya da kendine hiç güvenmiyorsun demektir. Eğer bana güvenmiyorsan, çok yazık, beni kırarsın ama eğer kendine güvenmiyorsan bunun için ne yapabilirim bilmiyorum.

İkinci Siyasi Giriş

Bu blogta siyaset ile ilgili birşeyler yazmamaya karar vermiştim ama ikinci kere kendimi tutamadım (ilki sanırsam seçimlerden önceydi). Şimdi de aslında birşey yazmayacağım sadece bir iki yere link vereceğim;
- Ertuğrul Özkök'ün Ufukta Yeni Bir Darbe Mi Var? yazısı. (Ki kendisi matah bir insan mıdır? Pek değil. Yine de Anadolu üniversiteleri ile ilgili endişelerine katılmamak elde mi?)
- Ayşe Arman'ın Şerif Mardin ile yaptığı röportaj. (Ki Ayşe Arman matah bir insan mıdır? Kesinlikle hayır. Yine de bu röportaj için kedi olalı bir fare tuttu denilebilir.)
- Vatan gazetesinin Şerif Mardin ile yaptığı ikinci röportaj.

Ramazan Davulcuları Niye Hala Var?


Ramazan davulcuları niye hala var? Çalar saat icat edileli seneler olduğuna ve artık en kıytırık cep telefonunda bile alarm opsiyonu olduğuna göre ramazan davulcuları hala ne işe yarıyor. "Tatlı bir nostalji", "eski geleneklerin devam ettirilmesi" ve "nerede o eski ramazanlar" geyikleri artık baya bir eski kalmadı mı? Oruç tutmuyorsam niye sabahın köründe uyanmak zorunda kalıyorum? Sorsan herkes "inanç özgürlüğü" taraftarı ama pratikte (ben dahil) herkes birbirinin inanç yaşamına burun kıvırıyor.

Neyse, ben hıncımı ramazandan sonra kapıma gelen davulcudan saklayayım.

17 Eylül 2007 Pazartesi

B Planı

Sercan:
n'aaber
Flintstone:
iyidir senden ?
Sercan:
hiç işte, pazartesi sendromu
Flintstone:
aynen ya acayip depresifim.. ne yapıcaz ?
Sercan:
aslında depresif olmam için hiçbir neden yok
Flintstone:
ya aynen de.. ekşın yok hayatta.. ne bilim bi banka falan mı soysak.. ya da vücuda dövme yaptırıp hapse girip kaçmaya mı çalışsak bilmiyom ki
Flintstone:
orda mısın, cevap ver bana hayatımda önemli bi karar almak üzereyim banka soyuyim diyorum sana gıkın çıkmıyor
Sercan:
ben diyorum ki ezeli düşman olalım, birbirimize uzaktan uzağa kötülük yapmaya çalışalım, telefonlarımızı dinletelim, sevgililerimizi ayartmaya çalışalım, nefret mektupları, bombalı paket falan gönderelim, asılsız söylentiler yayalım netten hayata biraz renk gelsin
Sercan:
her sabah nefret ve kin duyguları ile uyanırsam belki canım sıkılmaz
Sercan:
tabiiiii cevap verme sen
Sercan:
işte nefret tohumlarının ilk adımları
Flintstone:
teldeyim
Sercan:
yemezler
Sercan:
bana msn'de cevap bile vermedin
Sercan:
artık can düşmanız
Sercan:
böyle bil
Flintstone:
ooohooo ben plan bile yaptım sen uyu.. dişli rakip isterim ben

14 Eylül 2007 Cuma

Günün Tavsiyesi

Bazı düşmanları yoketmeye çalışmaktansa onlardan kaçınmak daha iyidir.

Chillout, Trance ve House Arası Bir Liste

* The Beloved - Deliver me
* Djuma Soundsystem - Les Djinns
* Royksopp - Sparks
* Deep Dish - We Gonna Feel It
* Bi' de We Gonna Feel It'in Chris Lawyer Mix'ini dinleyelim
* DJ Tiesto - Suburban Train
* DJ Tiesto - Forever Today

Bir de şunları Youtube'ü gezinirken buldum;
Chillout Vol.1, Chillout Vol.2 ve Chillout Vol.3

Sessiz Cuma

Sevdiğim biri tarafından uyandırıldım, güzel bir kahvaltı, ofise tam zamanında geldim, biraz iş, biraz muhabbet, biraz eğlence, lezzetli bir öğle yemeği, sonra yine aynı sıkıcı ama rahatsız etmeyen ofis döngüsü. Akşam biraz evde vakit geçirip yollara düşülecek, güle oynaya yemek yapılacak, masanın etrafına doluşup yenecek, deniz kenarına ya da Beyoğlu'nda bir yürüyüş, belki arkadaşlarla buluşup görüşme, belki biraz alkol, belki bir film, gece geç yatılacak ama yanımda yine sevdiğim biri olacak.

Her Cuma böyle olsun.

13 Eylül 2007 Perşembe

Yeni Başladım


Ergün Poyraz'ın kitaplarını bıraktım, çok sarmadı, fazla taraflıydı ve kaynak gösterimi çok zayıftı. Dün DnR'dan Kaya Özkaracalar'ın Geceyarısı Filmleri kitabını görüp aldım. B filmler her zaman çok ilgimi çekmiştir, hatta kitabın ikinci bölümü direk Ed Wood üstüne (plan9 nedir hala anlamayan var mı). Bölümleri kısa ve ilginç, bu açıdan okuması da kolay olur diye düşünüyorum. Bir de şöyle bi' ilginçlik oldu, kitap 24,99 YTL gibi birşeydi, DnR kart ile aldığım için 9,49 YTL indirim yaptılar, üzerine de 15 YTL hediye çeki verdiler. Evet, ben de niye anlamadım, biraz daha uğraşsam üzerine para alabilir miydim acaba?

İstek Şarkı

Şarkıların sözlerini Türkçe'ye çevirmek sanki defterlere Blue Jean çıkartmaları yapıştırmak gibi liseden kalma bir alışkanlık gibi geliyor insana. Ama işte günün mood'umu yansıtan istek şarkısı;
Rui da Silva ft. Cassandra Fox - Touch Me

Sabahları bana ilk sen dokun
Geceleri de en son
...
Sana o kadar ihtiyacım var ki
Sana o kadar ihtiyacım var ki
Sana o kadar ihtiyacım var ki

Orası Bir Ufuk Mu?

Bir proje için nette yanmış yıkılmış şehir fotoğrafları arıyordum ki, Bağdat'ı buldum;


Sonra da alakasız bir şekilde bunu buldum (tıkla büyüsün);


Sonra ise gerçekten kötü hissettim.

Zaman Katli

İzle: Roller Coaster Tycoon 3 Bloodbath
İzle: A Glass and a Half Full (Nasıl yani?)
İzle: Umbilical Brothers - Encore

Oyna: Ramps
Oyna: Copter (rekorum 768)

Mıncıkla: Tokyo Interactive Ad Awards

Günün Kelimesi

manik atak
(isim) Ani, geçici ve şiddetli bir manyaklık durumu yaşamak. (Örn: Sevgilimin anlattıklarını duyunca manik atak geçirmişim.)

11 Eylül 2007 Salı

Günün Kelimesi

flickrrik
(isim) Çektiğin tüm fotoğrafları Flickr'da setler haline getirmeye bağımlı duruma gelmek. Ayrıca bakınız; flickrrik anonymous, flickrrizm. (Örn: Merhaba benim adım Sercan, ben bir flickrrikim, öeh be söylemesi ne zormuş!)

Miniatürk ve Pierreloti

Pazartesi yarım günüm boş olunca küçük bir Haliç turu ile değerlendirdik. Silahtarağa'ya fotoğraf çekimi için alıyorlar mı doğrusu merak ettim, nasılsa ben de bir Bilgi mezunuyum. Miniatürk genel olarak sandığım kadar eğlenceli değildi. Talip sürekli "ben burayı gördüm, burayı da gördüm, şuraya gittim, şurada da yemek yemiştik" şeklinde yorumlar yaparak Boğaz Köprüsü maketinden aşağı itilmeyi haketti. Pierreloti ise anlatıldığı kadar güzel manzaralı değildi ama yine de oturup birşeyler içmek için güzel bir ortamdı.

* Haliç Eylül 2007

Balıkesir'den Kasvetli Bir Foto Seti

Haftasonu Balıkesir'deydim. İlk gün hava çok kapalı ve kasvetliydi, bu da fotoğraf için güzel bir ortam yarattı. İkinci gün ise günlük güneşlikti ki bu havada da ilginç fotoğraflar çıktı. Genel olarak baya güzel bir fotoğraf seti oldu.

Ayrıca Flickr'ın güzel bir slideshow uygulamasının olduğunu farkettim ki bundan sonra Flickr linklerini bu slideshow'lara vereceğim.

* Balıkesir Eylül 2007


Teknedeydik Ekstra

İstek foto: