25 Nisan 2008 Cuma

Bulana Bi' Temiz Dayak

Sabah haberlerinde diyor ki; "Amerika'da geliştirilen gen tedavisi sayesinde yaşlanmayı yavaşlatmak, hatta durdurmak mümkün olacak." Sonra da ekliyor; "Ne güzel değil mi sayın seyirciler?"

Hayır efendim değil! Eğer ben 50 yaşındayken biri çıkıp da yaşlanmayı durdurduk, artık yaşlanmak yok derse, ne yapar yapar, gerekirse Amerika'ya gider, adamı bulur ve bir temiz döverim. Döverken de histerik bir şekilde "25 sene önce neredeydin ulan!" diye bağırmaktan kendimi alamam.

18 Nisan 2008 Cuma

Günün Kelimesi

neye diyet neye kısmet
(tümleç) Bir kişinin diyete girdiği gün arkadaşı, sevgilisi ya da ailesi ile süper yemekler yapan bir restorana gitmesi. (Örn:
- Ben bir Dallas pirzola istiyorum.
- Ben de... eeee... neye diyet neye kısmet! Ben de bir pirzola istiyorum ulan!)

10 Nisan 2008 Perşembe

Eğer Hayatım Biraz Daha Heyecanlı Olsaydı Bir Dublöre İhtiyacım Olacaktı

Reklam Kritik : Calve

Calve'nin yeni reklam müziği nasıl? "Sık, bırak, sık, bırak, sıııııııık, bırak, sık bırak, sıkbırak". Şimdi benim mi içim fesat yoksa bu reklamın fonetik cinsel içeriği biraz abartı mı. Hani bir aralar Magnum dondurma yeme ve oral seks arasındaki paralelleşme üzerine bir sürü espri üretilmişti ya. Gerçi cinsel atıflı reklamlar zekice yapıldı mı akılda kalıyor. Örneğin T-Box'ın "Altına Giren Girene" ve "Zamanı Gösterip Vermeyen Saat" ürünleri gibi. Altına giren girene de şemsiye bu arada.

Meğerse Gerçekmiş

Bu sabah yine uyuz olduğum Fox sabah haberlerini izliyorum (hem uyuz olup hem de niye izliyorum ben de bilmiyorum). Türkiye'yi ziyaret ederek tahminen TBMM'de konuşma yapacak olan Avrupa Konseyi başkanı Barosso ile ilgili bir haber. Habere göre Barosso'nun korumaları TBMM'de güvenlik keşifine çıkmış. Biraz da anlaşılan abartmışlar. Fox da haberi TBMM'ye bu bir hakarettir, nasıl böyle birşey yapalar şeklinde sunuyor. İnsanlar da SMS'lerle katılıp programa "vatan millet sakarya" mesajları gönderiyorlar. Beni de şeytan dürttü ve şöyle bir SMS attım; "Barosso'nun güvenliği tabiki keşfe çıkacak. Hem nasıl çıkmasınlar ki tüm vekillerimizde silah var, düğünlerde havaya ateş ediyorlar. Çoğunun hakkında şiddetten dolandırıcılığa kadar farklı konularda devam eden onlarca dava var. Neyseki dokunulmazlıkları var da TBMM kapısından girebiliyorlar. Barosso Türkiye'nin en tehlikeli, en azılı kişilerinin bulunduğu yere gidiyor, o güvenlik önlemi almasın da kim alsın."

Merakla bekliyorum mesajı okuyacaklar mı acaba diye. Okudular. Ama şu şekilde; "Evet sevgili seyirciler. Barosso'nun güvenlik skandalı ile ilgili mesajlar gelmeye devam ediyor. Mesajlar bu olayı kınıyorlar. Bir mesaj da 'tabiki önlem alacaklar' diyor. Böyle bir görüş de var. Şimdi diğer haberlerle devam ediyoruz..."

Hani paparazzi programlarına çıkan yarı-ünlüler hep feryat figan eder ya, dediklerimden birkaç kelime alıp kullanmışlar diye. Meğerse gerçekmiş!

9 Nisan 2008 Çarşamba

Günün Kelimesi

kıllanma kılavuzu
(isim) Bir kişinin nelerden hoşlanmadığı, nelere sinir olduğu, nelerden kıllandığı ve hangi konularda kavga çıkardığı bilgilerinin tümü. (Örn:
- Sen bu yeni çıkmaya başladığım çocuğu daha önceden tanıyordun değil mi?
- Evet.
- Şunun bi' kıllanma kılavuzunu anlatsana bana...)

Gelmeeee

Sabah şirket içi forward/spam emaillerinden birinde CNN'in "2012 Olimpiyatları hangi şehirde yapılsın" konulu anketine "hep birlikte oy verelim, Moskova'yı geçelim, yaşasın İstanbul" şeklinde bir email geldi. Bu da o email'e Reply-to-All diyerek yazdığım yanıt;

Ya gelmesin Olimpiyat bence, bize niye gelsin ki. Türkiye'nin hangi Olimpiyat dalında sporcusu var. Seneler önce güreş ve halter vardı, şimdi o da yok. Tekvando ve Judo'da belki bir bronz falan alırız şanslıysak. Olimpiyatlarda futbol da yok hatırlatırım. Gelecek de ne olacak, koşucumuz mu var, yüksek atlamacımız mı var, sırık, üç adım, gülle, yüzme, bisiklet, ahanda işte Wikipedia'dan olimpik spor listesi; http://en.wikipedia.org/wiki/Olympic_sports bu sporların hangisi bizde var ki Olimpiyatlar bize gelsin. Maria Mutola 800 metre kadınlarda dünya rekoru kırmıştı da Mozambik'te o gün tatil ilan edilmişti. Mozambik'in bile olimpik dünya rekoru var, bizde ne var? gelmesin Olimpiyat falan, Moskova'ya gitsin, Rusya 20 küsur dalda dünya rekorunu elde tutuyor, 329 olimpiyat madalyaları var. Bize verip Olimpiyat ruhunu çarçur etmesinler...

Buraya geçirirken birşeyler ekleyeyim bari. Sanki bizim devletimizin bir spor politikası var da mı ki Olimpiyatlar İstanbul'da yapılsın diyoruz. 2012'ye kadar olimpik sporlarda sporcu mu yetiştireceğiz sanki. Bakalım bugüne kadar aldığımız olimpik madalyalara; Naim ve Halil Mutlu Bulgaristan'da yetiştiler. Hatta Halil Mutlu Bulgaristan'da ne zaman müsabakaya çıksalar Bulgarlar "hain" diye bağırır o da krize girer. Elvan Abelegese Kenya'da yetişti. Başka kim var? Erzurum'da bir sonraki üniversiteler kış olimpiyatı yapılacak. Baltık ülkeleri, Kanada, Rusya tüm madalyaları toplayacaklar. Biz seyirciler olarak ne hissedeceğiz? Çoğu kış olimpik dalda yarışacak sporcumuz bile yok. Bu nasıl bir saçmalık...

6 Nisan 2008 Pazar

Günün Kelimesi

fiziksel dekompozitasyon kutlama partisi
(isim) Doğum günü partisi. (Örn:
- Fiziksel dekompozitasyon partisi düzenliyorum...
- O ne be?
- 30'u geçicem olm, ühü ühü...)

25 Mart 2008 Salı

22 Dakika

Sabah sabah Star TV haberde birşey izledim ve gülesim geldi. Gerçi Star TV haberleri için genel bir durum bu ama... Canlı yayında sunucu ve konuğu tartışıyor; nerede o eski çizgi filmler, çocukluğumuzda ne güzel çizgi filmler vardı, yine yayınlansa ya falan diye. "Yuh yüzsüzlük!" diyesim geldi. Öncelikle Star TV sunucusu artık televizyonlarda neden çizgi film yayınlanmadığını bilmiyor mu? Nedeni çok basit, RTÜK 30 dakika altındaki programlara reklam alınmasına izin vermiyor. Kanallar da genelde bir bölümü 22 dakika olan çizgi filmlere reklam alamadıkları için yayınlamıyorlar. Yani aradığınız sebep temsil ettiğiniz kanalın para hırsı. Bu kadar. Hadi bizi kandırdınız bari kendinizi kandırmayın.

19 Mart 2008 Çarşamba

Konspirasi Teori

Sercan:
hehe süper bir conspiracy theory geldi oku bak
Sercan:
SEVGİLİ DOSTLAR,
LÜTFEN T.C. KİMLİK NUMARALARINIZIN SON RAKAMINA BAKIN.

BİR KAÇ ARKADAŞIMLA YÜZE YAKIN ARKADAŞ VE ONLARIN AİLELERİNİ KONTROL ETTİK.

HEPSİNİN SON RAKAMI ÇİFT SAYI.

BU KADAR TESADÜF OLAMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. BELKİDE TÜM VATANDASLIK NUMARALARI CİFT SAYI İLE BİTİYORDUR.

SON RAKAMI TEK SAYI OLANLAR OLDUĞUNU DA DUYDUK AMA BİZ RASTLAMADIK. VARSA BUNLARIN KİM OLDUĞUNU BİLMİYORUZ . ACABA BELLİ KESİMİN İNSANLARI MIDIR. (TARİKAT VS) BÖYLEYSE.....

TÜRK VATANDAŞLARININ HİÇ SİLİNMEYECEK ŞEKİLDE FİŞLENDİĞİ SONUCUNA ULAŞABİLİRMİYİZ. UNUTMAYIN... ARTIK BANKA İŞLEMLERİ DAHİL TÜM KAMU HİZMETLERİNDE BU NUMARA KULLANILIYOR. NÜFUS CÜZDANINIZA BAKMALARI YA DA VATANDAŞLIK NUMARANIZI VERMENİZLE NE TÜR HİZMET ALACAĞINIZ BELİRLENECEK. EĞER SON RAKAMI TEK SAYI OLAN BİR YAKININIZ VARSA LÜTFEN BENİ DE UYARINIZ.
UMARIM YANILIYORUM. SAYGILARIMLA
Basar:
hehe
Basar:
benimki de çift
Sercan:
benimki de
Sercan:
lan yoksa doğru mu
Sercan:
hmm kıllandım

6 Mart 2008 Perşembe

4 Mart 2008 Salı

Haftasonu Hatırası


Yeni Başladım


Kapağında üstteki resimden okuyamayacağınız kadar küçük şu yazıyor; Modern Ortadoğu'da Erkek Kimliği ve Kültürü. Yazarların ikisi de kadın. Mai Ghoussoub Beyrut'lu, Emma Sinclair-Webb ise Londra Üniversitesinden ve Türkiye üzerine tez yapmış bir yazar. İçindeki bölümler sünnet, askerlik, bar mitzvah, Ortadoğu'da homoseksüellik, etc üzerine. İlk bölümünden başladım, yavaş yavaş ilerliyorum...

25 Şubat 2008 Pazartesi

Zaman Katli

Mıncıkla: Delayed Trace
Mıncıkla: Yuki
Mıncıkla: Byokal

Oyna: Splume (Fizik olayını çok sevdim)
Oyna: Grid16 (Çılgın bir fikir kanımca, nasıl buluyorlar böyle şeyleri...)

İzle: Icon War (Eskilerden)

Kahve Dünyası'na Attığım E-Mail

Sayın yetkili,

Firmanızın Bağdat Caddesi (her iki şube de), Cevahir ve Kabataş dükkanlarına birden çok kez uğramış bir müşterinizim. Dükkanlarınızı her gittiğimde daha dolu görmekteyim, bunun için tebrik ederim. Özellikle fiyat avantajınızla ve çukulata ikramınızla öne çıkmaktasınız.

Ancak son iki ziyaretimden oldukça memnuniyetsiz kaldığım için size bu mesajı yazıyorum. Bunlardan biri Cevahir, tam bir felaket olan sonuncusu ise Kabataş'a idi. Ne yazıktır ki dükkanlarınıza gittikçe artan yoğun ilgiye çalışan ekibinizin hazırlıksız ve motivasyonsuz olduğunu gözlemliyorum. Dün gittiğim Kabataş'ta kalabalıktan bunalmış olduğu her halinde belli olan elemanlarınız dükkana gelip boş yer arayan ve kendilerine bunu soran müşterileri adeta kovar tavırlarla tersliyor, kaba bir şekilde boş yer olmadığını görebileceğimizi söylüyorlardı. Masalar için herhangi bir sıra sistemi olmaması üzerine elemanların da bu kabalığının, "nasılsa dolup taşıyoruz, ister bekleyin, ister gidin" tarzı bir iş anlayışından kaynaklanmayacağını umut etmek istyorum.

İnat edip bekleyerek oturabildiğimiz bir masada ne sandalye için yardımcı olunmaması ne de uzun süre sipariş alınmaması akla yanlış bir işletme mantığını getiriyor. Siz ne kadar müşterilere hızlı ve doğru servis yaparsanız dükkanın trafiği de o oranda düzelecektir. Ayrıca servis elemanlarınıza bir su istendiğinde "ben bu tarafın garsonu değilim, kendi garsonunuza söyleyin" tarzı yaklaşımların da yanlış olduğunu iletmenizi isterim.

Tüm bunların üzerine tuz biber olsun diye, ödememizi bir garsonun alması ancak biz dükkandan ayrılırken "durun siz ödeme yapmadınız" diye başka bir garsonun peşimizden bağırarak koşması trajikomik bir durum. Fişimizi göstermemizin ardından bir özür bile dilemeyen elemanlarınızla doğal olarak tartışmak ve özür talep etmek durumunda kaldık. Yarım ağız bir özrün ardından "çok kalabalık, idare edemiyoruz" tarzı bir sebep öne sürüldü. Servis elemanlarının motivasyonsuzluklarının nedenlerini ve yaptıkları işin karşılığını alıp almadıklarını bilemem ancak özellikle yoğun olduğunuz haftasonu gibi günlerde yeterli eleman çalıştırmak ve elemanların doğru hizmet verebilecek motivasyonda olmasını sağlamanın işletmenin görevi olduğunu düşünüyorum.

Mesajımı ciddiye almanız umudu ile,
Saygılarımla,

Reklam Kritik: Fiat Scudo

Talip ile her gördüğümüzde krize girdiğimiz bir reklam var. Aksi gibi hem radyo hem TV'de bol bol dönüyor. Reklamda Schumacher'e emekli olduktan sonra ne yapacaksınız diye soruyorlar, o da Fiat Scudo'm ile taşımacılık yapabilirim, okul servisi olabilirim, şöförlük yapabilirim gibi ipe sapa gelmez şeyler söylüyor. Peki tamam, gerçekçi bir reklam olsun diye hazırlanmamış orası belli, dahası reklamların - hele hele ünlülerle olan reklamların - yalan olmasına da alıştık, ama kardeşim yani bu kadar da sallanmaz ki. İnsan Schumacher'e o kadar para vermişken biraz ayakları yere basan bi' reklam senaryosu yazar. Almanya'da, arabanın memleketinden, gelen ve her yarış başına yüz bin dolarlar kazanan Schumacher emekli olduktan sonra gidip ticari bir araç olan Fiat Scudo mu alıp kullanacak. Ha tamam, karşılıklı olarak böyle bir şeyin mümkün olmadığını kabul ediyorsak, niye böyle bir reklam senaryosu yazılır. Schumacher emekli olunca Fiat Scudo kullanacakmış, biz de şirketimize Scudo alalım diyebilecek kadar saf bir şirket sahibi olabilir mi?

22 Şubat 2008 Cuma

Süper Macera (İkisi Bir Arada)

Birine ayrı, birine ayrı zaman mı? "Rakamlarla Geçen Hafta" ve "Haftasonu Planları ve Gerçekleşme Olasılıkları" bir arada...

* Son BİR ay içinde havaalanından Kars'tan gelen ÜÇ kişiyi aldım. Haftasonu onlarla İstanbul'u gez. (YÜKSEK)
* Yeni İKİ blog projesi üzerinde ciddi ciddi düşünüyorum. Haftasonu bu bloglardan birini aç. (OLASI)
* AdSense İKİ haftadır accountumu onaylamıyor. Haftasonu email at. (YÜKSEK)
* Uzun süredir kitap okuyamıyorum. Aldığım son İKİ kitabı okuyamayarak takıldım adeta. Haftasonu yeni kitap al. (YÜKSEK)
* Ford'da MP-ÜÇ çalarlı teyp yok. Haftasonu CD al, arabada dinlemek üzere. (YÜKSEK)
* ON seneden falan beri ilk kez karakalem işler yapmaya başladım. Haftasonu gaza gelip malzeme al bunlar için. (YÜKSEK)

Günün Kelimesi

tribal krize girmek
(fiil) Üst üste kendine engel olamadan trip yapmak. (Örn:
- Aranmadım, özlenmedim, hatrım sorulmadı, sevilmedim...
- Alo. Acil bir ambulans istiyorduk, tribal krize girmiş bir hastamız var.)

Karikatürlerle Oyalama İleri Tekniği (Karikaturu no Jutsu 2)



Bazen kendimi John gibi hissediyorum :(

20 Şubat 2008 Çarşamba